City Hunter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
City Hunter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2016 Pazar

Yuna'nın Dizi Listesi - I


İzlediğim dizilerin bir listesini hazırlama işi için kolları sıvadım. Sayıları tahmin ettiğinizden daha az olsa da, bir oturuşta yazıp düzenlenemeyecek kadar fazla olduğu için bölüm bölüm yayınlamaya karar verdim. İzlemek isteyenler için de ufak ufak tanıtmış olurum hem. Gözünüze çarpan, izlemek istediğiniz, ya da izleyip çok sevdikleriniz hakkında yorum bırakmayı unutmayın. Sonsuza kadar bu diziler hakkında konuşabilirim ne de olsa.


49 Days
Kaderinde ölmek olmadığı halde komaya giren genç bir kadının hayata dönmek için 49 gün içinde onun için saf göz yaşı dökecek üç kişi bulmaya çalışmasını ve bu sırada bütün hayatını gözden geçirmesini anlatan biraz fantastik, fazlasıyla dram yüklü bir dizi. "Ruh Bekçisi" başta olmak üzere, akılda kalıcı karakterleri dizinin güçlü yanlarından. Günün sonunda sizi "Ben kimse için saf göz yaşı dökebilir miyim?" sorularıyla baş başa bırakacaktır.

Yuna'nın Notu: Yanınızda mendil ve sarılacak bir dost bulundurun.


City Hunter
Asker olan babasının beş politikacı tarafından örtbas edilen ölümünün intikamını almak isteyen genç bir adamın Başkan’ın korumasına aşık olmasıyla karmaşıklaşan öyküsü. Son derece heyecanlı ve keyifli bir süper kahraman orijin hikayesi. Ana karakterleri kadar yan karakterleriyle de büyülüyor. Mutlaka izlenmesi gerekenlerden.

Yuna'nın Notu: Dizinin soundtrackinden “The Fire of Love” parçasını mutlaka dinleyin.


Coffee Prince
Yaz akşamı deniz esintisiyle ürperip üstünüze aldığınız ince hırka tadında bir dizi. Müzikleri, çekimleri, senaryosu… Dizinin tamamı buram buram indie kokuyor. Babasının ölümünden sonra ailesine bakmak zorunda olan, bu yüzden de erkek kılığına girip Coffee Prince isimli bir kafede çalışan Eun Chang’ın hikayesini izliyoruz. Her ne kadar Kore medyası çerçevesinde sınırlı kalmış olsa da cinsiyet ve cinsellik iç çatışmaları unutulmaz sahneler kazıyor beyninize. Sadece Gong Yoo’nun aşık aşık bakışları için bile izlenir.

Yuna'nın Notu: Dizinin soundtracki K-Indie’ye giriş için ideal. Tercihen yıldızların altına uzanıp, deniz sesini dinlerken dinleyin.


Dream High
Büyük hayalleri olan bir grup müziksever gencin, onları “ümitsiz vaka” olarak etiketlemiş bir müzik okulunda kendilerini kanıtlama çabalarını anlatan müzikal. Ana karakteri Hye Mi’nin kendini beğenmiş, elitist ve soğuk bir genç kızdan, duvarlarını indirmeyi ve insanlara ulaşmayı öğrenmiş bir genç kadına olan yolculuğunu severek izleyeceksiniz. Grubun parçası diğer beş karakter de aynı sevgi ve özenle yazılmış, bizlere unutulmaz bir gençlik hikayesi bırakılmış.

Yuna'nın Notu: Dizide çokça geçen “A Goose’s Dream”in Carnival tarafından söylenen orijinalini ve Insooni coverını dinlemeyi unutmayın.


Flower Boy Next Door
Kendimizi korumak için ördüğümüz duvarlar ve taktığımız maskeler üzerine içten, nazik, bazen de acıtan bir dizi. Lisede yaşadığı travmatik olaylar nedeniyle kendini evine kapatıp, hayattan soyutlayan Dok Mi ile herkesi memnun edecek, mutsuzluğunu hiç göstermediği bir maske takmış Enrique’nin; görünürde zıt özünde aynı iki yalnız insanın, iyileşme ve aşk hikayesi. Aslında bir mahalle dolusu, kendine has yalnızlıkları olan ve bir şekilde bununla başa çıkmaya çalışan modern şehir insanlarının hikayesi. Karakterleriyle beraber sizi de iyileştirme gücü var…

Yuna'nın Notu: Dok Mi ve Enrique’yi canlandıran Park Shin Hye ve Yoon Shi Yoon gerçekte oynadıkları karakterlerle tam zıt karakterlere sahip oldukları için çekim aralarında pek çok fikir alış-verişinde bulunmuş, karakterleri beraber inşa etmişler. Park Shin Hye, Dok Mi’nin yaşadıklarını yaşayan insanlara ulaşabilmek, onların hikayesini anlatabilmek için bu rolü kabul etmiş.


29 Ocak 2013 Salı

Gelişigüzel Notlar - 1


Şu sıralar çok yoğun olduğum için (ne büyük değişiklik ama!), oturup uzun uzun incelemeler yapmaya pek vaktim olmuyor ama yine de burayı düzenli olarak güncelleme hedefimden henüz vazgeçmiş değilim. Siz de benden vazgeçmeyin! :D Ben de bu tarz durumlarda sizi yazısız bırakmamak için o sırada Kore ile ilgili vaktimi geçirdiğim şeylerden gelişigüzel notlar yazmaya karar verdim.

13 Mart 2012 Salı

City Hunter (2011)

Lee Min Ho'nun başrolünde oynadığı, bir intikam hikayesi olan City Hunter, kesinlikle izlediğim en başarılı dizilerden birisi. İzlemeden önce herkes beğenmesine rağmen bazı şüphelerim vardı, çünkü Kore dizilerindeki aksiyon sahneleri beni heyecanlandırmayı pek başaramaz genelde. Bu kadar aksiyon yüklü bir dizinin beni etkileyemeyeceğinden endişe etmiştim. Endişelerim boşunaymış. Zaten dizi de aksiyondan çok, akıl oyunları ve yozlaşmış devlet adamlarını dolandırmak üzere. Dolandırma ile ilgili her şeyi izlemekten sonsuz keyif alan birisi olarak bir Kore dizisinde bunu izlemek gerçekten büyük bir eğlence oldu.
City Hunter, devleti tarafından ihanete uğrayan 21 askerin hikayesiyle başlıyor. Bu askerlerden birisi olan Lee Jin Pyo (Kim Sang Joong) kendi devleti tarafından vurulmaktan kurtulur ve ölen en yakın arkadaşının oğlu Yoon Sung (Lee Min Ho) kaçırarak bu 21 askerin ölümüne neden olan beş kişilik ekipten intikam almak üzere eğitir. Jin Pyo'nun Yoon Sung'a öğrettiği pek çok şey arasında bu intikam sürecinde kimseye bağlanmaması da bulunmaktadır ancak bir ajan olan ve devletin büyük insanlarını korumakla görevli olan Kim Na Na (Park Min Young) Yoon Sung'u bu kuralı çiğneme eşiğine getirir. Ayrıca kanunları korumaya ant içmiş olan Kim Young Joo (Lee Joon Hyuk) hem bu devlet adamlarının kirli sırlarını yasa dışı yollarla ortaya döken City Hunter'ın hem de yıllar önce öldürülme emri verilen 21 askerin sırrının peşine düşer.
Dizi hakkında hoşuma giden pek çok şey var. Bir kısmından daha önce bahsetmiştim. Kurgularda bana en zevk veren öğelerden birisi, yan karakterlerin derinliğidir. Ne yazık ki Kore dizilerinde genelde ana iki karakter olabildiğince derinlik kazanırken (hoş bazen o da olmuyor ya), yan karakterler görmezden gelinir. Bu dizinin en güzel yanlarından birisi hemen herkese özen gösterilmiş olması. İnsanlar orada bir amaçları, insan oldukları için bulunuyorlar. Tek görevleri hikayeyi ileri taşımak değil. Gerçi onu da pek güzel bir şekilde başarıyorlar.
İzlemeyenler için çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum ama City Hunter kaçırmamanız gereken dizilerden birisi. Ayrıca Kore dizilerine soğuk yaklaşan arkadaşlarınız varsa, onları bu dünyaya çekmeniz için de biçilmiş kaftan.

Spoiler içeren yorumlar devamında.